Hakikat Vadisine Açılan İki Kapı
2010-04-06
Zaman Gazetesi - Kitap Zamanı Ahmet Doğru
Seyyid Hasan Şâzeli Hazretleri'ne nispet edilen Şâzelilik yolunun farklı bir tecelliye mazhar olduğu aşikâr. Bu yolun büyükleri tarafından telif edilen eserler, asırlar boyu ellerden düşmeyen en temel kitaplar ya da virdler olmuş. Bunların başında Süleyman Cezûlî'nin, salavât-ı şerifeleri bir arada topladığı Delâil-i Hayrat geliyor. Bizzat Pir Hasan Şâzelî'ye ait olan Hizb-i Bahr-i Şerif ile Hizb-i Berr-i Şerif de bu cümleden sayılabilir. Hem Delâil, hem de Hizbü'l-Bahr, sadece Şazelilerce ve ehl-i tarik olanlarca değil pek çok başka mümin tarafından da ömür boyu vird olarak okunmuş, okunuyor. İbn Atâullah el-İskenderî'nin bir ya da birkaç cümlelik hikmetlerinden oluşan Hikem-i Atâiyye'de de aynı durumu görmek mümkün. Bir ya da birkaç cümlelik tasavvuf! hikmetlerden oluşan eserin sadece son iki yıl içinde Türkçede üç şerhinin okuyucuyla buluşması bunun ispatı.
'Ezber bozan' hikmetli sözler
Suretinin gölgesini 1309 yılında dünya âleminden çeken İbn Atâullah, İslâmî ilimlerin pek çoğunda söz sahibi olmuş bir ilim adamı. Şazelî tarikatının ikinci büyük şahsiyeti olan Ebü'l Abbas el-Mürsî'den feyz almış.
En meşhur eseri olan Hikem-i Atâiyye'de 264 adet hikmetli sözü yer alıyor. İbn Atâullah'm kitapta yer alan hikmetleri bize öğretilegelen zahirî kalıpları kırıyor, günümüzün çokça kullanılan tabiriyle 'ezber bozuyor.
Mesela iyi işler yaptığımızda ya da yaptığımızı sandığımızda rahmet-i ilâhiyeden ümidimiz artar, bir hataya düştüğümüzde ise gönlümüzü yeis bulutları kaplar. Hikem-i Atâiyye'nin ilk hikmetinde "Günah işlediğinde ümidin azalması amele güvenmenin alâmetlerindendir" diyor İbn Atâullah. Talebi bırakıp tam bir teslimiyet ile Hakk'a yönelmeye ise "Ey talip, şan ve şeref senin güzel edeple rızıklanmandır, dua ve talep değil." cümlesiyle işaret ediyor. Her okuyan bir şeyler anlasa da Atâî'nin sözlerindeki mânâ hazinesine ulaşmak için erbabının şerhine ihtiyaç var. Bu vadide pek çok eser kaleme alınmış.
Hikem-i Atâiyye'nin Prof. Dr. Abdülaziz Hatip tarafından hazırlanan şerhi önceki yıl Nesil Yayınlan'ndan çıkmıştı. Hatip'in hazırladığı eserde hikmetlerin Arapça metni, Türkçe tercümesi, son devir Osmanlı âlimlerinden Kastamonulu Seyyid Hafız Ahmed Mahir'in El- Muhkem Fî Şerhi! Hikem adlı kitabındaki manzum tercümeleri ile geniş şerhleri yer alıyordu. Şimdi de Abdülaziz Hatip'in alıntı yaptığı Ahmed Mahir şerhi Hikem-i Atâiyye Şerhi adıyla Sûfi Kitap'tan, Selânikli Ali Urfî Efendi'nin tercüme ettiği Abdullah Şarkavî'nin şerhi ise Hikmete Yolculuk adıyla İnsan Yayınları'ndan çıktı.
Hikmet müminin yitiğidir
II. Meşrutiyet'in ilânından sonra bir müddet Kastamonu mebusu olarak da görev yapan Ahmed Mahir Efendi'nin iki cilt halinde kaleme aldığı kitapta hikmetler önce manzum ve mensur olarak tercüme edildikten sonra kıssalar ve tasavvuf büyüklerinin sözlerinden alıntılarla şerh edilmiş. Her şerhin sonuna da konuyla ilgili beyitler kaydedilmiş. Hafız Ahmed Mahir Efendi, şerhi için, "Maksat, feyizlerinden arta kalan kırıntılarla geçindiğimiz hakikat erlerinin yüksek sözlerini satırlara indirip ortaya çıkarmakla, ince manalarının incelenmesinden az çok aydınlanarak faydalanacak olan insaf ve irfan sahiplerinin iyilikle anmalan sayesinde ikinci bir hayat kazanmaktır." diyor.
1812'de Ezher şeyhi iken vefat eden Abdullah Şarkavî'nin tasavvufla münasebeti ise Halveti tarikati vasıtasıyla gerçekleşmiş. Şarkavî'nin Hikem-i Atâiyye şerhini üçüncü devre Melamiliğinin piri Muhammed Nuru'l Arabi'nin hulefasından Ali Urfî Efendi tercüme etmiş. 1888'de İstanbul'da doğan Ali Urfî Efendi, Mısır'daki tahsili sonrasında Selanik'e yerleştiği için 'Selânikli' nisbetiyle tanınıyor. "Ârif-i billâh vâsıl-ı ilâllah eş-Şeyh ahmed ibn Atâullah (ks) Hazretleri'nin müridlerine nasihat olması ve zevk mertebelerinin ilerlemesi için yazdıkları Hikem adlı güzel eserlerini" Arapça bilmeyen ihvanın istifade edebilmesi için tercüme etmiş. Her üç eser de sarihlerinin meslek ve meşreplerine göre Atâî'nin hikmetleri üzerinden hakikat vadisine kapı aralıyor. Hikmet müminin yitiği olduğuna göre istifade de okura kalıyor.
|
Bu haberle ilgili kitaplar
|
Bu haberle ilgili yazarlar
|